Karakış, zemheri sende Erzurum Sevdan çok yücedir bende Erzurum Gurbeti bitirdim yüz sürdüm sana Türküdür her dilde, telde Erzurum
Savaşta hançeri vurur Erzurum On iki Mart günü gurur Erzurum Diyar-ı Dadaştır tüm yüreklerde Her daim başı dik durur Erzurum
Tarım, hayvancılık varın Erzurum Misafirperverdir halkın Erzurum Gelenek, görenek baş tacı sende Saygı, sevgi, hürmet arın Erzurum
Aç değildir gözün toktur Erzurum Özlemim gurbette çoktur Erzurum Şan, şeref, haysiyet taşırız kalpte Sende yalan, dolan yoktur Erzurum
Suyu soğuk yaylaların Erzurum Çok heybetli tabyaların Erzurum Nur içinde yatsın aziz şehitler, Ulu Nene Hatun’ların Erzurum
Damarda dolaşan kanım Erzurum Sen alın yazımsın canım Erzurum Kaldırımlarında yorgun ayaklar Sağım, solum, dört bir yanım Erzurum
Şimdi dağlarında güller Erzurum Güllere hasret bülbüller Erzurum Götürün köyüme ölürsem beni Gayri anam figan eder Erzurum
Yavuzer, Ergani telde Erzurum Hem Mevlüt İhsani sende Erzurum Vatanın güzide ozan diyarı Sümmani, Reyhani sende Erzurum
Davut’ta bağrında yaşar Erzurum Sevinci göğsünden taşar Erzurum Layık süper lige futbol takımın Coştur hep bizleri başar Erzurum
Erzurum’a Kar Düşer
ERZURUM’A KAR DÜŞER Radyoda hava durumu verilir, Erzurum’a kar düşer Gönlüme efkâr düşer. İstanbul’a kar yağsa Yadıma düşer Erzurum Erzurum içinde seni bulurum Melûl, mahzun olurum.
İklimi güzel, insanı özel Erzurum
Erzurum ili bir başkadır. Dadaşın dili, gönlü aşktadır. Kar bile aşıktır sana, Mevsimden önce yağıştadır. İklimi güzel, insanı özel Erzurum
Palandöken beyaz takkesini giyer. Dimdik durur, sanırsın kıyamdadır, Ovasına beyaz halı serilir, Sanki palandöken secde edecektir. İklimi güzel, insanı özel Erzurum
Soğuktur suyu gözeden akar, İçtinmi, dişine sızı girer, yakar. Ne hararet kalır, nede serap. Şükür gerekir, nimetlerine Yarab. İklimi güzel, insanı özel Erzurum.
Yaz gelince, erir karların usul usul, Karasuyu sevince boğar bir fasıl, Koşar gider tarlasına çiftcinin vel hasıl, Yazında hoş, kışında hoş Erzurum. İklimi güzel, insanı özel Erzurum.
Baharın gelir, haber verir kardelenler. Yeşile bürünür dağ, taş, dereler. Sanırsınki ayağına halı sererler. Yazı güzel, kışı güzel Erzurum İklimi güzel, insanı özel Erzurum
Erzurum'dan Mektup
Hava soğuk üşüyorum Burası Erzurum annem Caddeler buz düşüyorum Burası Erzurum annem
Adam boyu kar her yanda Bir gün yaz varmış sonunda Dondum temmuzun onunda Burası Erzurum annem
İnsanları çatık kaşlı Çabuk olunuyor yaşlı Sanki Mevla dan kargışlı Burası Erzurum annem
Yoksulluk sarmış her yanı Dağı taşı şehit kanı Solmuş bağıyla bostanı Burası Erzurum annem
Palandöken başı duman Sanki durmuş burda zaman Bir arada yahşi yaman Burası Erzurum annem
Nam salmış otlunun taşı Meşhur kalenin lâvaşı Dadaş çeker barda başı Burası Erzurum annem
Yemeklerde cağ kebabı Herkes yiyemiyor tabi Çoğunun dert dolu kabı Burası Erzurum annem
Tezek bitmiş tütmez baca Yardım yetişmez muhtaca Hac kapıda bilmez hoca Burası Erzurum annem
Doğruyu söylemek acı Boşa olmuş çoğu hacı Cahil giymiş âlim tacı Burası Erzurum annem
Ev kirası can yakıyor Çoğu kez yuva yıkıyor Analar çile dokuyor Burası Erzurum annem
Rakım yüksek yaşamak zor Seçilenler olmuş nankör Ne ben deyim ne sen sor Burası Erzurum annem
Suları buz diyecek yok Sabılar aç yiyecek yok Bu feryadı duyacak yok Burası Erzurum annem
Keseyi dolduran gitmiş Eski güzellikler yitmiş Çeşmelerin suyu bitmiş Burası Erzurum annem
Ne tarım var ne sanayi Giden unutmuş sılayı Birlik yok bundan dolayı Burası Erzurum annem
Boşa hayal kuranda var Düşenlere vuranda var Haksız gönül kıranda var Burası Erzurum annem
Aksakallı pirler nerde Onlar dermandı her derde Sır olup çekmişler perde Burası Erzurum annem
Zengininden olmaz fayda Dertler dile gelir çayda Hayat taksitle her ayda Burası Erzurum annem
Bir olmaz iki yakası Beyden yana demokrasi Tekme vurmuş bürokrasi Burası Erzurum annem
Batı nere bura nere Aynı vergi vere vere Halkı batmış göre göre Burası Erzurum annem
Hiçbir evde tandır yanmaz Her eve girmiş sihirbaz Siyasetçileri kurnaz Burası Erzurum annem
Biri var gönül okuyor Gül yüzünden nur akıyor Geleni aşkla yakıyor Burası Erzurum annem
Bu sözlerim etmesin şok Gönül erini gören yok Türlü derde dermanı çok Burası Erzurum annem
İşte bura öyle bir yer Anlatmak zor gel kendin gör Çözülmüyor tamamen sır Burası Erzurum annem
Ahmet yine taştı derdin Neler çektin neler gördün Sen olsan bilmem ne derdin Burası Erzurum annem
Aklıma Erzurum geliyor
Kar deyince aklıma Erzurum Erzurum deyince aklıma Dadaş Dadaş deyince akllıma Mertlik Mertlik deyince aklıma Halkım geliyor
ErzurumGöklere yakın bir yerde Kervanı konan Erzurum El tetikte göz siperde Yakılır kınan Erzurum
Palandöken dağın adı Bizde bostan bağın adı Üç ayın yaz dokuz ay kış Suları donan Erzurum
Dadaş kızı dadaş olur Kara göz karakaş olur Yoldaş olur gardaş olur Sevdası yaman Erzurum
Kalende saat kulesi Sende yiğidin alası Nene hatundur nenesi Furkanı zaman Erzurum
Üç kümbet çifte minare Semaver koy akpungara Cennet çeşmen tabakhane Dertlere derman Erzurum
Tabyaların suru güzel Derelerin duru güzel Çayır çimen kırı güzel Gizli bir ferman Erzurum
Bin bir türlü çiçek açar Dağlarında reyhan saçar Gelinlerin orak biçer Meşhurdur burman Erzurum
Üç yüz elli bin velisi Cennet vatanın delisi Düşman korkutur ölüsü Tanımaz aman Erzurum
Gemliğe uğradı yolum Bağlı kaldı elim kolum Kul azmazsa gelmez zulüm Başımda duman Erzurum
Bir yanım dağ bir yan çayır Dört bir yanın sarmış hayır İçimde hasretin büyür Bağrımda yanan Erzurum
Bin bir hatimler okunur Kirpiğin kaşan dokunur Senden ayrılar yakınır Kâmili iman Erzurum
Ahmet erginin dilinden Mızrapsız gönül telinden Ayrı düştüm tut elimden Canımsın canan Erzurum
Şehri Sultan
Can Erzurum, han Erzurum İl değil, cihan Erzurum Şehitler yatar bağrında Toprak kokar, kan Erzurum
Kışın beyaz giyer dağlar Ah de vefa bilir sağlar Al yeşil bürünür bağlar Dağları duman Erzurum
Göç göç olmuş kervanların Yıkılmış nice canların Hüzünlüdür akşamların Yok, mudur sefan Erzurum
Her zaman dik durur başın Meşhur kurtuluş savaşın Yeter akmasın gözyaşın Tarihinde şan Erzurum
Çakmak çakmak kara gözler Göze inat, nurlu yüzler Serhat boylarında bizler Işıl ışıl yan Erzurum
Türkün tatlı dili sensin Yurdun cennet ili sensin Marifetin yolu sensin Sarsılmaz iman Erzurum
Sende ramazan tutmalı İmana iman katmalı Küskünlüğü unutmalı Sığınak liman Erzurum
Kıtlama içilir çayın Sarıçiçek mayıs ayın Abıhayat senin suyun Can sana kurban Erzurum
Yaylalarında su donar Göllerine turna konar Köy evinde tandır yanar Cihanda sultan Erzurum
Ahmet gurbette sen orda Az mı kızak kaydım karda Daha çok destanım varda Dayanmıyor can Erzurum
Dadaş Erzurum
Bir sevgili oldun yüreğimize Seni gördük seni sevdik Erzurum İhanet görmedik emeğimize Sende doğduk sende öldük Erzurum
Toprağımız dedik sana sarıldık Göz dikene eğilmedik, kırıldık Seninle yaşadık seninle öldük Sen canımız sen kanımız Erzurum
Senin taşın senin yolun senin toprağın Serindir suların yüksektir dağın Sen dünyada teksin yoktur ortağın Sen cennetten bir parçasın Erzurum
Sen vardın içimde var olacaksın Ezelden ebetten sorulacaksın Dünyanın tahtına kurulacaksın Tiryaki olmuşuz sana Erzurum
Ne güney ne kuzey ne batı gerek Doğuda Erzurum olmuş tek yürek Dünyaya söylüyorum bak haykırarak Sen kralsın, padişahsın Erzurum
Heç Erzurum’a Gettım Deme
*** Heç Erzurum’a Gettım Deme *** Kesme şekerini kıtlayıp çay içmedinse, Heç Erzurum’a, gettım, gezdım, bilirem deme. Cağ kebebi lavaşına sarıp yemedınse, Heç Erzurum’a, gettım, gezdım, bilirem deme. * Oltutaşından; tespih, hediye almadıysan Heç Erzurum’a, gettım, gezdım, bilirem deme. Kadyıf dolmasına çatal sallamadıysan, Heç Erzurum’a, gettım, gezdım, bilirem deme. * Türbeye çıkıp Erzurum’i seyretmedinse, Heç Erzurum’a, gettım, gezdım, bilirem deme. Gala, İlice; şifalı suya girmedinse, Heç Erzurum’a, gettım, gezdım, bilirem deme. * Yastık döner üstüne, soğuk su içmedinse, Heç Erzurum’a, gettım, gezdım, bilirem deme. Hamam’ında ter ayıp, bir kese yemedınse, Heç Erzurum’a, gettım, gezdım, bilirem deme. * Çifte minareli medreseyi gezmedinse, Heç Erzurum’a, gettım, gezdım, bilirem deme. Ulicamiye girip, bir namaz kılmadınsa, Heç Erzurum’a, gettım, gezdım, bilirem deme. * Yakutiye de köpüklü ayran içmediysen Heç Erzurum’a, gettım, gezdım, bilirem deme. Kongre binasında, ATATÜRK’ü anmadıysan Heç Erzurum’a, gettım, gezdım, bilirem deme. * Köşk bahçesinde bir semaver yaktırmadıysan, Heç Erzurum’a, gettım, gezdım, bilirem deme. Yeşermiş civil lorla kahvaltı yapmadıysan Heç Erzurum’a, gettım, gezdım, bilirem deme. * Ciritini, at yarışını seyretmedinse Heç Erzurum’a, gettım, gezdım, bilirem deme. Çatıdan sarkan buzun altından geçmedınse Heç Erzurum’a, gettım, gezdım, bilirem deme. * Palandökende kayak kayıp, kararmadıysan, Heç Erzurum’a, gettım, gezdım, bilirem deme. Karda mangal yağıp, kadeh toğuşturmadıysan, Heç Erzurum’a, gettım, gezdım, bilirem deme. * Pestil yiyip, pekmezine parmak banmadıysan Heç Erzurum’a, gettım, gezdım, bilirem deme. Hem yaz, hem de kış havasıni solumadıysan. Heç Erzurum’a, gettım, gezdım, bilirem deme. * Demoğlu; İbrahim Hakkı’yı okumadınsa Heç Erzurum’a, gettım, gezdım, bilirem deme. Sümmani, Emrah, nefesleri dinlemedinse Heç Erzurum’a, gettım, gezdım, bilirem deme. Haydar Demoğlu
Nazlı Erzurum
Eteğinde duman, zirvesinde kar Düşmanına hasım dostlarına yar Tüm dünyaya geniş, bir yüreğe dar
Yaylalar içinde nazlı Erzurum, Edalı, işveli, nazlı Erzurum.
Tarihlerde vardır Erzurum adı, Beşik oldu kültürlere yılmadı, Asla namusuna leke sürmedi
Şerefi, şanıyla namlı Erzurum Kederli hüzünlü gamlı Erzurum
Diyorlar ki yiğitleri mert olur Yazı serin kışı ise sert olur Görmez isem yüreğime dert olur
Şehirlerin, tahtı, tacı Erzurum Dadaşların bahtı acı Erzurum
Sevdası var bir yüreğe sığar mı? Rahmet her gün seher ile yağar mı? Erzurum’a bir gün güneş doğar mı?
Türkiye’min münbit eli Erzurum Yedi düvel, binbir gülü Erzurum
Uzaklardan bir hoş gelir sedası Tey tey diye dadaşımın nidası Bana gelsin başın gözün gadası
Sevdan ile dağlar aştım Erzurum Neyleyim ki ayrı düştüm Erzurum
Şimdi gitsem dostlar beni bilir mi? O pak belde kucağına alır mı? Garip aşık vatanında ölür mü?
Ayrı düştüm yüzüm soğuk Erzurum Yollar uzun, hasret büyük Erzurum
Çocukluğumu Bıraktığım Şehir
Çocukluğumu Bıraktığım Şehir Ah Erzurum! Çocukluğumu bıraktığım şehir…
Salkım salkım kristal tanelerinle Ve karbeyaz halıların yerde Çeşmelerinden akan buz gibi sular; Şifadır her derde… Erzurum: Çocukluğumu bıraktığım şehir…
Kardan evlerin, Buzdan ağaçlarla süslü… Sıcak sıcak içime akar. Ve şimdi uzaklarda kalan yar… Erzurum: Çocukluğumu bıraktığım şehir…
Sokaklarında oynadığım oyunlar; Halen yüreğimde yaşar. Sevgin bedenimde durmaz, taşar… Erzurum: Çocukluğumu bıraktığım şehir…
Okul yolunda yaşadığım, Ve hiç unutmadım çocukça aşklar; Kor ateşler gibi içimi yakar. Erzurum: Çocukluğumu bıraktığım şehir…
Bir yarım halen sende, Senin sevgin dün gibi yüreğimde. Ve seni unutmadı aşk dilencisi… Erzurum: Çocukluğumu bıraktığım şehir…
Unutmak güzel şeydir, Varsa unutacağın biri... Ben seni unutmadım; Unutmak istemiyorum seni… Erzurum: Çocukluğumu bıraktığım şehir…