UNUTMA !!! GİDEMEDİĞİN YER SENİN DEĞİLDİR



ERZURUM ŞİİR




ERZURUM ŞİİRLERİ

Erzurum

Karakış, zemheri sende Erzurum
Sevdan çok yücedir bende Erzurum
Gurbeti bitirdim yüz sürdüm sana
Türküdür her dilde, telde Erzurum

Savaşta hançeri vurur Erzurum
On iki Mart günü gurur Erzurum
Diyar-ı Dadaştır tüm yüreklerde
Her daim başı dik durur Erzurum

Tarım, hayvancılık varın Erzurum
Misafirperverdir halkın Erzurum
Gelenek, görenek baş tacı sende
Saygı, sevgi, hürmet arın Erzurum

Aç değildir gözün toktur Erzurum
Özlemim gurbette çoktur Erzurum
Şan, şeref, haysiyet taşırız kalpte
Sende yalan, dolan yoktur Erzurum

Suyu soğuk yaylaların Erzurum
Çok heybetli tabyaların Erzurum
Nur içinde yatsın aziz şehitler,
Ulu Nene Hatun’ların Erzurum

Damarda dolaşan kanım Erzurum
Sen alın yazımsın canım Erzurum
Kaldırımlarında yorgun ayaklar
Sağım, solum, dört bir yanım Erzurum

Şimdi dağlarında güller Erzurum
Güllere hasret bülbüller Erzurum
Götürün köyüme ölürsem beni
Gayri anam figan eder Erzurum

Yavuzer, Ergani telde Erzurum
Hem Mevlüt İhsani sende Erzurum
Vatanın güzide ozan diyarı
Sümmani, Reyhani sende Erzurum

Davut’ta bağrında yaşar Erzurum
Sevinci göğsünden taşar Erzurum
Layık süper lige futbol takımın
Coştur hep bizleri başar Erzurum


Erzurum’a Kar Düşer

ERZURUM’A KAR DÜŞER
Radyoda hava durumu verilir,
Erzurum’a kar düşer
Gönlüme efkâr düşer.
İstanbul’a kar yağsa
Yadıma düşer Erzurum
Erzurum içinde seni bulurum
Melûl, mahzun olurum.



İklimi güzel, insanı özel Erzurum

Erzurum ili bir başkadır.
Dadaşın dili, gönlü aşktadır.
Kar bile aşıktır sana,
Mevsimden önce yağıştadır.
İklimi güzel, insanı özel Erzurum

Palandöken beyaz takkesini giyer.
Dimdik durur, sanırsın kıyamdadır,
Ovasına beyaz halı serilir,
Sanki palandöken secde edecektir.
İklimi güzel, insanı özel Erzurum

Soğuktur suyu gözeden akar,
İçtinmi, dişine sızı girer, yakar.
Ne hararet kalır, nede serap.
Şükür gerekir, nimetlerine Yarab.
İklimi güzel, insanı özel Erzurum.

Yaz gelince, erir karların usul usul,
Karasuyu sevince boğar bir fasıl,
Koşar gider tarlasına çiftcinin vel hasıl,
Yazında hoş, kışında hoş Erzurum.
İklimi güzel, insanı özel Erzurum.

Baharın gelir, haber verir kardelenler.
Yeşile bürünür dağ, taş, dereler.
Sanırsınki ayağına halı sererler.
Yazı güzel, kışı güzel Erzurum
İklimi güzel, insanı özel Erzurum



Erzurum'dan Mektup

Hava soğuk üşüyorum
Burası Erzurum annem
Caddeler buz düşüyorum
Burası Erzurum annem

Adam boyu kar her yanda
Bir gün yaz varmış sonunda
Dondum temmuzun onunda
Burası Erzurum annem

İnsanları çatık kaşlı
Çabuk olunuyor yaşlı
Sanki Mevla dan kargışlı
Burası Erzurum annem

Yoksulluk sarmış her yanı
Dağı taşı şehit kanı
Solmuş bağıyla bostanı
Burası Erzurum annem

Palandöken başı duman
Sanki durmuş burda zaman
Bir arada yahşi yaman
Burası Erzurum annem

Nam salmış otlunun taşı
Meşhur kalenin lâvaşı
Dadaş çeker barda başı
Burası Erzurum annem

Yemeklerde cağ kebabı
Herkes yiyemiyor tabi
Çoğunun dert dolu kabı
Burası Erzurum annem


Millet kaderine küsmüş
Devletten umudu kesmiş
Vefasızlık yeli esmiş
Burası Erzurum annem

Tezek bitmiş tütmez baca
Yardım yetişmez muhtaca
Hac kapıda bilmez hoca
Burası Erzurum annem

Doğruyu söylemek acı
Boşa olmuş çoğu hacı
Cahil giymiş âlim tacı
Burası Erzurum annem

Ev kirası can yakıyor
Çoğu kez yuva yıkıyor
Analar çile dokuyor
Burası Erzurum annem

Rakım yüksek yaşamak zor
Seçilenler olmuş nankör
Ne ben deyim ne sen sor
Burası Erzurum annem

Suları buz diyecek yok
Sabılar aç yiyecek yok
Bu feryadı duyacak yok
Burası Erzurum annem

Keseyi dolduran gitmiş
Eski güzellikler yitmiş
Çeşmelerin suyu bitmiş
Burası Erzurum annem




Ne tarım var ne sanayi
Giden unutmuş sılayı
Birlik yok bundan dolayı
Burası Erzurum annem

Boşa hayal kuranda var
Düşenlere vuranda var
Haksız gönül kıranda var
Burası Erzurum annem

Aksakallı pirler nerde
Onlar dermandı her derde
Sır olup çekmişler perde
Burası Erzurum annem

Zengininden olmaz fayda
Dertler dile gelir çayda
Hayat taksitle her ayda
Burası Erzurum annem

Bir olmaz iki yakası
Beyden yana demokrasi
Tekme vurmuş bürokrasi
Burası Erzurum annem

Batı nere bura nere
Aynı vergi vere vere
Halkı batmış göre göre
Burası Erzurum annem

Hiçbir evde tandır yanmaz
Her eve girmiş sihirbaz
Siyasetçileri kurnaz
Burası Erzurum annem




Biri var gönül okuyor
Gül yüzünden nur akıyor
Geleni aşkla yakıyor
Burası Erzurum annem

Bu sözlerim etmesin şok
Gönül erini gören yok
Türlü derde dermanı çok
Burası Erzurum annem

İşte bura öyle bir yer
Anlatmak zor gel kendin gör
Çözülmüyor tamamen sır
Burası Erzurum annem

Ahmet yine taştı derdin
Neler çektin neler gördün
Sen olsan bilmem ne derdin
Burası Erzurum annem



Aklıma Erzurum geliyor

Kar deyince aklıma Erzurum
Erzurum deyince aklıma Dadaş
Dadaş deyince akllıma Mertlik
Mertlik deyince aklıma Halkım geliyor



ErzurumGöklere yakın bir yerde
Kervanı konan Erzurum
El tetikte göz siperde
Yakılır kınan Erzurum

Palandöken dağın adı
Bizde bostan bağın adı
Üç ayın yaz dokuz ay kış
Suları donan Erzurum

Dadaş kızı dadaş olur
Kara göz karakaş olur
Yoldaş olur gardaş olur
Sevdası yaman Erzurum

Kalende saat kulesi
Sende yiğidin alası
Nene hatundur nenesi
Furkanı zaman Erzurum

Üç kümbet çifte minare
Semaver koy akpungara
Cennet çeşmen tabakhane
Dertlere derman Erzurum

Tabyaların suru güzel
Derelerin duru güzel
Çayır çimen kırı güzel
Gizli bir ferman Erzurum


Bin bir türlü çiçek açar
Dağlarında reyhan saçar
Gelinlerin orak biçer
Meşhurdur burman Erzurum

Üç yüz elli bin velisi
Cennet vatanın delisi
Düşman korkutur ölüsü
Tanımaz aman Erzurum

Gemliğe uğradı yolum
Bağlı kaldı elim kolum
Kul azmazsa gelmez zulüm
Başımda duman Erzurum

Bir yanım dağ bir yan çayır
Dört bir yanın sarmış hayır
İçimde hasretin büyür
Bağrımda yanan Erzurum

Bin bir hatimler okunur
Kirpiğin kaşan dokunur
Senden ayrılar yakınır
Kâmili iman Erzurum

Ahmet erginin dilinden
Mızrapsız gönül telinden
Ayrı düştüm tut elimden
Canımsın canan Erzurum



Şehri Sultan

Can Erzurum, han Erzurum
İl değil, cihan Erzurum
Şehitler yatar bağrında
Toprak kokar, kan Erzurum

Kışın beyaz giyer dağlar
Ah de vefa bilir sağlar
Al yeşil bürünür bağlar
Dağları duman Erzurum

Göç göç olmuş kervanların
Yıkılmış nice canların
Hüzünlüdür akşamların
Yok, mudur sefan Erzurum

Her zaman dik durur başın
Meşhur kurtuluş savaşın
Yeter akmasın gözyaşın
Tarihinde şan Erzurum

Çakmak çakmak kara gözler
Göze inat, nurlu yüzler
Serhat boylarında bizler
Işıl ışıl yan Erzurum

Türkün tatlı dili sensin
Yurdun cennet ili sensin
Marifetin yolu sensin
Sarsılmaz iman Erzurum

Sende ramazan tutmalı
İmana iman katmalı
Küskünlüğü unutmalı
Sığınak liman Erzurum

Kıtlama içilir çayın
Sarıçiçek mayıs ayın
Abıhayat senin suyun
Can sana kurban Erzurum

Yaylalarında su donar
Göllerine turna konar
Köy evinde tandır yanar
Cihanda sultan Erzurum

Ahmet gurbette sen orda
Az mı kızak kaydım karda
Daha çok destanım varda
Dayanmıyor can Erzurum
 


Dadaş Erzurum

Bir sevgili oldun yüreğimize
Seni gördük seni sevdik Erzurum
İhanet görmedik emeğimize
Sende doğduk sende öldük Erzurum

Toprağımız dedik sana sarıldık
Göz dikene eğilmedik, kırıldık
Seninle yaşadık seninle öldük
Sen canımız sen kanımız Erzurum

Senin taşın senin yolun senin toprağın
Serindir suların yüksektir dağın
Sen dünyada teksin yoktur ortağın
Sen cennetten bir parçasın Erzurum

Sen vardın içimde var olacaksın
Ezelden ebetten sorulacaksın
Dünyanın tahtına kurulacaksın
Tiryaki olmuşuz sana Erzurum

Ne güney ne kuzey ne batı gerek
Doğuda Erzurum olmuş tek yürek
Dünyaya söylüyorum bak haykırarak
Sen kralsın, padişahsın Erzurum



Heç Erzurum’a Gettım Deme

*** Heç Erzurum’a Gettım Deme ***
Kesme şekerini kıtlayıp çay içmedinse,
Heç Erzurum’a, gettım, gezdım, bilirem deme.
Cağ kebebi lavaşına sarıp yemedınse,
Heç Erzurum’a, gettım, gezdım, bilirem deme.
*
Oltutaşından; tespih, hediye almadıysan
Heç Erzurum’a, gettım, gezdım, bilirem deme.
Kadyıf dolmasına çatal sallamadıysan,
Heç Erzurum’a, gettım, gezdım, bilirem deme.
*
Türbeye çıkıp Erzurum’i seyretmedinse,
Heç Erzurum’a, gettım, gezdım, bilirem deme.
Gala, İlice; şifalı suya girmedinse,
Heç Erzurum’a, gettım, gezdım, bilirem deme.
*
Yastık döner üstüne, soğuk su içmedinse,
Heç Erzurum’a, gettım, gezdım, bilirem deme.
Hamam’ında ter ayıp, bir kese yemedınse,
Heç Erzurum’a, gettım, gezdım, bilirem deme.
*
Çifte minareli medreseyi gezmedinse,
Heç Erzurum’a, gettım, gezdım, bilirem deme.
Ulicamiye girip, bir namaz kılmadınsa,
Heç Erzurum’a, gettım, gezdım, bilirem deme.
*
Yakutiye de köpüklü ayran içmediysen
Heç Erzurum’a, gettım, gezdım, bilirem deme.
Kongre binasında, ATATÜRK’ü anmadıysan
Heç Erzurum’a, gettım, gezdım, bilirem deme.
*
Köşk bahçesinde bir semaver yaktırmadıysan,
Heç Erzurum’a, gettım, gezdım, bilirem deme.
Yeşermiş civil lorla kahvaltı yapmadıysan
Heç Erzurum’a, gettım, gezdım, bilirem deme.
*
Ciritini, at yarışını seyretmedinse
Heç Erzurum’a, gettım, gezdım, bilirem deme.
Çatıdan sarkan buzun altından geçmedınse
Heç Erzurum’a, gettım, gezdım, bilirem deme.
*
Palandökende kayak kayıp, kararmadıysan,
Heç Erzurum’a, gettım, gezdım, bilirem deme.
Karda mangal yağıp, kadeh toğuşturmadıysan,
Heç Erzurum’a, gettım, gezdım, bilirem deme.
*
Pestil yiyip, pekmezine parmak banmadıysan
Heç Erzurum’a, gettım, gezdım, bilirem deme.
Hem yaz, hem de kış havasıni solumadıysan.
Heç Erzurum’a, gettım, gezdım, bilirem deme.
*
Demoğlu; İbrahim Hakkı’yı okumadınsa
Heç Erzurum’a, gettım, gezdım, bilirem deme.
Sümmani, Emrah, nefesleri dinlemedinse
Heç Erzurum’a, gettım, gezdım, bilirem deme.
Haydar Demoğlu




Nazlı Erzurum

Eteğinde duman, zirvesinde kar
Düşmanına hasım dostlarına yar
Tüm dünyaya geniş, bir yüreğe dar

Yaylalar içinde nazlı Erzurum,
Edalı, işveli, nazlı Erzurum.

Tarihlerde vardır Erzurum adı,
Beşik oldu kültürlere yılmadı,
Asla namusuna leke sürmedi

Şerefi, şanıyla namlı Erzurum
Kederli hüzünlü gamlı Erzurum

Diyorlar ki yiğitleri mert olur
Yazı serin kışı ise sert olur
Görmez isem yüreğime dert olur

Şehirlerin, tahtı, tacı Erzurum
Dadaşların bahtı acı Erzurum

Sevdası var bir yüreğe sığar mı?
Rahmet her gün seher ile yağar mı?
Erzurum’a bir gün güneş doğar mı?

Türkiye’min münbit eli Erzurum
Yedi düvel, binbir gülü Erzurum

Uzaklardan bir hoş gelir sedası
Tey tey diye dadaşımın nidası
Bana gelsin başın gözün gadası

Sevdan ile dağlar aştım Erzurum
Neyleyim ki ayrı düştüm Erzurum

Şimdi gitsem dostlar beni bilir mi?
O pak belde kucağına alır mı?
Garip aşık vatanında ölür mü?

Ayrı düştüm yüzüm soğuk Erzurum
Yollar uzun, hasret büyük Erzurum



Çocukluğumu Bıraktığım Şehir


Çocukluğumu Bıraktığım Şehir
Ah Erzurum!
Çocukluğumu bıraktığım şehir…

Salkım salkım kristal tanelerinle
Ve karbeyaz halıların yerde
Çeşmelerinden akan buz gibi sular;
Şifadır her derde…
Erzurum:
Çocukluğumu bıraktığım şehir…

Kardan evlerin,
Buzdan ağaçlarla süslü…
Sıcak sıcak içime akar.
Ve şimdi uzaklarda kalan yar…
Erzurum:
Çocukluğumu bıraktığım şehir…

Sokaklarında oynadığım oyunlar;
Halen yüreğimde yaşar.
Sevgin bedenimde durmaz, taşar…
Erzurum:
Çocukluğumu bıraktığım şehir…

Okul yolunda yaşadığım,
Ve hiç unutmadım çocukça aşklar;
Kor ateşler gibi içimi yakar.
Erzurum:
Çocukluğumu bıraktığım şehir…

Bir yarım halen sende,
Senin sevgin dün gibi yüreğimde.
Ve seni unutmadı aşk dilencisi…
Erzurum:
Çocukluğumu bıraktığım şehir…

Unutmak güzel şeydir,
Varsa unutacağın biri...
Ben seni unutmadım;
Unutmak istemiyorum seni…
Erzurum:
Çocukluğumu bıraktığım şehir…



www.catlilaryaylasi.blogcu.com

7/3/2008 | ERZURUM SIIRLER | YAPILAN YORUMLAR ( yok ) YORUM YAZ

SAAT

HAKKIMDA

3dcd.gifHAFTANIN VİDEOSU



DİGER VİDEOLAR İÇİN
TIKLA

ANKET

SİTEMİZ YARARLIMI
EVET YARARLI
HAYIR YARARSIZ


ZİYARETCİ DEFTERİ


Deftere Yazmak İçin

Defteri Okumak İçin

ÇAT RESİMLER

HABERLER




SON YORUMLAR

Tasarımcı konuya cevap
şeyhhasan köyü
yavi
çat
karaşeyh
gurbet
yavi
diğer okullar
İLGİLİ MENSUPLARA
tşk

DOST SİTELER

MİSAFİRLER


ANLIK SOHBET BURADA KÜFÜR HAKARET REKLAM YASAKTIR UYMAYANLAR HAKKINDA ADLİ İŞLEM BAŞLATILACAKTIR

Copyright © 2009 SİTE KURULUŞ © 2007 ERZURUM CATLILARYAYLASI